Türklerin Asaleti

Yayınlandı: Eylül 28, 2008 / Genel Yazılar
Etiketler:

1957 Yilinda Istanbul Tip Fakultesi’nden mezun olup ihtisas    yapmak
uzere

ABD’ye giden Doktor Omer Musluoglu, gorev yaptigi hastanede basindan
gecen cok enteresan bir hadiseyi soyle anlatmaktadir: Amerika ‘ya
gittigim ilk yillar. New York?ta,   Medical Center Hospital’

da gorev almistim. Fakat vazifem kan almak, kan vermek, serum takmak,
elektrokardiyografi cekmek gibi isler.. Hastaya o kadar onem
veriyorlar ki yeni doktorlar hemen direkt olarak hasta muayenesine,
tedavisine    verilmiyor. Diger zamanlarda da laboratuvarda
calisiyorum. Bir hastaya    gittim. Yaslica bir adam, tahminen yetmis
bes yaslarinda. ?Kan verecegim kolunuzu acar misiniz? Dedim. Adamcagiz
kanserdi ve ayni zamanda    kansizdi. Kolunu actim, baktim pazusunda
bir Turk bayragi dovmesi var. Cok ilgimi cekti, kendisine sormadan
edemedim: -Siz Turk musunuz? ?Kaslarini yukariya kaldirarak "hayir"
manasina bir isaret    yapti. ?Ama ben hala merak ediyorum. "Peki, bu
kolunuzdaki Turk bayragi nedir?" -"Aldirma oylesine bir sey iste"
dedi. Ben yine israrla: "Fakat benim icin bu cok onemli, cunku bu
benim milletimin bayragi, benim bayragim…" Bu soz uzerine gozlerini
acti. Derin derin yuzume bakti ve    mirilti halinde sordu: -Siz Turk
musunuz? ?Evet Turk’um. Ihtiyar gozlerime tanidik bir goz ariyor gibi
bakti. Anlatmaya basladi: "Yil 1915. Canakkale diye bir yer var
Turkiye’de. Orada savasmak uzere butun Hiristiyan devletlerden asker
topluyorlardi. Ben, Avustralya Anzaklarindandim. Ingilizler bizi
toplayip dediler ki: ‘Barbar Turkler Hiristiyan dunyasini yakip
yikacaklar. Butun dunya o barbarlara karsi cephe

acmis durumda. Birlik olup uzerine gidecegiz. Bu savas cok onemlidir.
‘ Biz

de inandik sozlerine ve savasmak isteyenler arasina    katildik.
Beynimizi yikayan Ingilizler Turklere karsi topladigi askerlerin
tamamini Canakkale’ye sevk ediyormus. Bizi gemilere doldurup Misir’a
getirdiler, orada birkac ay talim gorduk, sonra da bizi alip
Canakkale’ye getirdiler. Savasin siddetini ben ilk orada gordum. Oyle
ki denize dusen gulleler sulari metrelerce yukari fiskirtiyor,
gokyuzunde havai fisekler geceyi gunduze ceviriyordu. Her taarruzda
bizden de Turklerden de yuzlerce insan hayatinin

  baharinda can veriyordu. Fakat biz hepimiz Turklerdeki gayret ve
cesareti

   gordukce sasiriyorduk. Teknolojik yonden cok cok ustun oldugumuz
gibi sayi bakimindan da fazlaydik. Peki, onlara bu cesaret ve kuvveti
veren sey neydi? Ilk baslarda zannediyordum ki Ingilizlerin bize
anlattigi gibi Turkler barbarliktan boyle saldiriyorlar. Meger bu
barbarliktan degil, kalplerindeki vatan sevgisinden kaynaklaniyormus.
Biz karaya ciktik. Taarruz edecegiz, bizi puskurtuyorlar. Tekrar
taarruz ediyoruz, bizi gene puskurtuyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz.
Derken boyle bir taarruzda basimdan yedigim bir dipcik darbesiyle
kendimden gecmisim. Gozlerimi actigimda kendimi yabanci insanlarin
arasinda buldum. Nasil korktugumu anlatamam. Ingilizler bize Turkleri
barbar, vahsi kimseler olarak tanitti ya… Ama dikkat ettim, bana hic
de ofkeli bakmiyorlar, yaralarimi sarmislar. Iyice kendime gelince bu
defa cantalarinda bulunan yiyeceklerden ikram ettiler bana. Iyi
biliyorum ki onlarin    yiyecekleri cok cok azdi. Bu haldeyken bile
kendileri yemeyip bana ikram ediyorlardi. Soke oldum dogrusu. Dedim ki
kendi kendime: -Bu adamlar isteseler su anda beni oldururler, ama
oldurmuyorlar… Veyahutr>

isteseler onceden oldurebilirlerdi. Hâlbuki beni cephenin   gerisine
goturduler. Biz esirlere misafir gibi davraniyorlardi. Bu duygularla
?Yaziklar olsun bana! Boyle asil insanlarla ben niye savasiyorum, niye
savasmaya gelmisim? Bu Ingiliz milleti ne yalanciymis, ne kadar Turk
dusmaniymis! diyerek pisman oldum. Ama bu pismanligim fayda etmiyor
ki… Bu iyilige karsi ne yapsam diye dusundum durdum gunlerce.
Nihayet bizi serbest biraktilar. Memleketime dondum. Iste memlekette
Turk milletini omur boyu    unutmamak icin koluma bu Turk bayragi
dovmesini yaptirdim. Bu bayragin esrari bu iste. Benim gozlerim dolu
dolu ihtiyara bakarken o devam etti: Talihin cilvesine bakin ki, o
zaman olmek uzere iken yaralarimi    iyilestirerek, sihhate kavusmama
caba sarf eden Turkler idi. Simdi de Amerika    gibi bir yerde yillar
sonra yine iyilestirmeye caba sarf eden bir Turk… Ne garip degil mi?
Avustralya ‘dan Amerika’ya gelirken bir Turk ile karsilasacagimi hic
tahmin etmezdim. Siz Turkler gercekten cok merhametli insanlarsiniz.
Bizi hep kandirmislar, buna butun kalbimle inaniyorum. Pesinden nemli
gozlerle ?Bana adinizi soyler misiniz?" dedi. ?Omer" cevabini verdim.
Merakla tekrar sordu: ?Peki, nicin Omer ismini vermisler    sana?
?Babam Muslumanlarin ikinci halifesinin isminden ilham alarak    bana
Omer adini vermis." ?Senin adin Musluman adi mi? ?Evet, Musluman adi
deyince    yuzume bakti, dogrulmak istedi. Onun yatakta

oturmasina yardim ettim. Gozleri dolu doluydu. Yuzume bakarak dedi ki:
?Senin adin guzelmis. Benim    adim simdiye kadar Josef Miller idi,
simdiden sonra "Anzakli Omer" olsun. ?Olsun dedim. ?Peki, doktor beni
Musluman eder misin? Musluman olmak zor mu ?" Sasirdim, nasil da
birdenbire Musluman olmaya karar vermisti.    Meger o bunu hep
dusunuyormus da kimseyle konusup soramadigi icin gerceklestirememis..
?Tabii dedim. "Musluman olmak cok kolay." Sonra kendisine    imanin ve
Islam?in sartlarini anlattim, kabul etti. Hem kelime-i sahadet
getiriyor, hem de agliyordu.. Mirildandi: ?Siz Muslumanlar tespih
cekersiniz, bana da bir tespih bulsan da ben de yattigim yerden tespih
cekerek Allah’imi ansam olur mu? Bu sozden de anladim ki dedelerimiz
savas esnasinda Hakk’i    zikretmeyi ihmal etmiyormus. Hemen

bir tespih bulup kendisine getirdim. Hasta    yataginda tespih
cekiyor, biz

de tedavisiyle ilgileniyorduk. Bir gun    yanina gittigimde samimi bir
sekilde rica etti. ?Beni yalniz birakma olur mu? ?Ne gibi Omer amca?
?Ara sira gel de bana Islamiyeti anlat! Sen cok guzel seylerden
bahsediyorsun. O sozleri duydukca kalbim ferahliyor." O gunden sonra
her gun yanina gittim, bildigim kadariyla dinimizi anlattim.

Fakat gunden gune eriyip tukeniyordu. Kac gun gecti tam
hatirlamiyorum, hastanenin genel hoparlorunden bir anons duydum;
-Doktor Omer, lutfen 217 numarali odaya gelin! Hemen yukari ciktim.
Omer amcanin odasina vardigimda gordugum manzara aynen soyleydi: Sag
elinde tespih, acik duran sol kolunun pazusunda dovme Turk bayragi,
gogsunde imani ile koskoca Anzakli Omer son anlarini yasiyordu. Hemen
basucuna oturdum, kendisine kelime-i sahadet soylettirdim,

o sekilde kucagimda teslim-i ruh etti… Bir Canakkale gazisi
gormustum. Yillar sonra da olsa Musluman    Turk Milletine olan
sevgisi sayesinde kendisine iman nasip olmustu. Ne yalan soyleyeyim,
agladim…

Ne Mutlu Turkum Diyene!

 

Reklamlar
yorum
  1. islamoğlu ömer dedi ki:

    ne mutlu müslümanım diye………anzajlı ömer amca müslüman olmuş ama türk olamamış…..umarım ne demek istediğimi anlamışssınızdır………………….

  2. Fazilet dedi ki:

    Yani bu yaşanmış hikayeden bunumu çıkardınız_BravoO

  3. ismail mesut dedi ki:

    Biz Turkler nedense hep meydanlarda kazanmis ama masa basinda kaybetmisiz.Ben yukarida anlatilan olayi bir TV kanalinda da izlemistim.Soyle soyleyeyim;Bir ingiliz devlet adami yada tarihcisinin de bulundugu bir toplantida turkleri gecin gibi bir ifade kullanildiginda,Turklere olan dusmanliklariyla bildigimiz ingiliz diyorki;Tarihten Turkleri cikarirsan geriye bir sey kalmaz.Muslumanligi da en iyi yasayan biz Turkleriz aslinda.arastirildiginda bu gorulecektir.Kuru hamaset veya laf edebiyati da degildir.Ama ne yazikki cok unutkan ve hep icerden vurularak 15 devletimiz yok edilmistir.Bakiniz Bilge-Kultigin anitlari.Ataturk Turkiyesi bilenler icin bir mucize armagandir.Ama son gunlerdeki gidisat bu armaganin kiymetini hic bilmedigimiz yonunde maalesef.Sonunu hep birlikte gorecegiz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s