Bir Babanın Oğluna Evlilik Nasihatleri

Yayınlandı: Ekim 5, 2008 / Hayata Dair
Etiketler:

*Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş:
“Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum” demiş.

Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı “Olur” demiş çekine çekine…

Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de
altını yakmış.
“Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana” demiş oğluna.
Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş… Oğlu
hepsinden ikişer tane vermiş babasına.

Adam iki havucu birinci kaba, iki yumurtayı ikinci kaba ve iki kavrulmamış
kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş. Her üçünü de yirmi dakika süreyle
kaynatmış. Daha sonra kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu.

Yemek masasında üç tabak duruyormuş. Kaplarda kaynayan havuçları,
yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş.
Sonra oğluna dönüp sormuş: “Ne görüyorsun?”

Oğlu düşünürken açıklamaya başlamış.

“Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip yumuşamış.

Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar ama içleri katılaşmış.

Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor, başta neyseler sonunda da öyleler..

Sonra asıl tavsiyesine sıra gelmiş:

“Evlilikte aşk ve şefkat birlikte olmalıdır. Aşksız bir evlilikte her iki eş
de şu gördüğün havuçlar gibi birbirlerini tüketirler, eskitirler,
pörsütürler.

Şefkatsiz bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül etseler de,
şu gördüğün yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar, birbirlerinden
uzaklaşırlar.

Aşkın da şefkatin de olduğu bir evlilikte ise, şartlar ne olursa olsun,
eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi, birbirlerinin yanında kalırlar, kendi
kişiliklerini yitirmezler. Kahve tanelerinin tekrar kaynatılmaya hazır
olmaları gibi, onlar da birbirleriyle baş başa uzun yıllar geçirmeye
isteklidirler.

Oğlu aldığı bu dersten tatmin olmuşa benziyordu. “Asıl ders bu değil!” dedi
baba. Oğlunun elinden tuttu, ocağın üzerinde bıraktığı kapların içinde kalan
suları gösterdi.

“Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak… İkisinde de bir tat yok
” Kahve çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu yavaşça bir fincana boşalttı.
Mis gibi taze kahve kokuyordu. Fincanı oğluna uzattı. “İçmek istersin
herhalde” dedi. Oğlu kahvesini yudumlarken konuşmasını sürdürdü. “Kahve
çekirdekleri gibi birbirlerini tüketmeyen eşlerin paylaştığı yuva da işte
böyle olur. Mis gibi, temiz ve huzur verici. Başka herkesin fincanına koyup
yudumlayacağı taze kahve gibi…

Çünkü onlar birbirlerini harcamayarak, birbirlerine aşkla ve şefkatle
davranarak hayata kendi tatlarını, kokularını ve renklerini katmayı
başarırlar.”*

Reklamlar
yorum
  1. ayşe dedi ki:

    çok doğru söylemiş .şimdiki gençler bazı şeyleri paylaşmayı bırakınca canları sıkılıyor evliliği yapboz oyuncak sanıyorlar

  2. Dr. Haydar Korkmaz dedi ki:

    Su anki yasadigimiz ortama baksak acaba bu ortam hakikattende yeni evlilerin yada evli adaylarin istemi dogrultusundami.Ayse Arkadasin yazisina katilmak isten degil,ve cokta dogru yazmis. ama bu ortami bizler gelecek neslin yasamasi icin bir kolaylik sagliyormuyuzki bu gencler mutlu olabilsin. Bir Kalabalik Toplulukta yasayan genclere bakin,birde bizim Gözümüzde Köylü diye Hor gördügümüz kisilerin arasinda yasayan genclere bakin.ne dersiniz acaba bunlardan hangi toplumda yasayan gencler mutlu olabiliyorlar ve atalarinin nasihatlarina kulak veriyorlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s