Dehşet Veren Bir Olay :)

Yayınlandı: Mayıs 3, 2009 / Eğlence & Mizah
Etiketler:

Gercek bir olay. Bu olay Kayseri’nin Bünyan ilçesi’nde yasanmis.Olay Alfred Hitchcock’un meshur korku filmlerini bile çok gerilerde birakacak kadar tüyler ürpertici.

Gece bindiginiz otomobilde direksiyonda kimse yoksa  ne yapardiniz? Kendisi Bünyanli olmayan, politikayla ugrasmis ve halen Kayseri’de yasayan isadami, 22 Subat 2005 tarihinde Bünyan sinirinda, Kayseri Malatya kara yolu üzerinde, bir benzin istasyonuna girer.

Lokantaya oturur ve orada kalabalik toplulukla birlikte bir ufak raki içer. Yürüyüs mesafesindeki Bünyan’a gitmek için, lokantadan çikar. Ancak disarisi hem zifiri karanliktir hem de korkunç bir kar-tipi firtinasi baslamistir. Benzin istasyonuna yaklasik 300 metre mesafedeki, Bünyan’a dönüs yolu kenarina varir. Oradan geçen bir arabaya binip, Bünyan’a ulasma derdindedir. Firtina daha da siddetlenir. Adam bir-kaç adim ötesini bile görememektedir. Gelip-geçen bir araba da yoktur.

Nihayet karanliklar içerisinde, hayalet gibi yavas yavas yaklasan bir arabanin iki farini farkeder. Arabanin, tam önünde yavaslamasiyla birlikte hemen arka kapiyi açar ve arabaya biner. Kapiyi kapatir, araba yeniden hareket eder. Içeridekilere merhaba demek ister. Ama o da ne? Arabada kimse olmadigi gibi, direksiyonda da kimse yoktur. Birden panige kapilir.
Korkuyla, hemen arabadan atlayip, oradan kosarak uzaklasmak ister ama hem araba hizlanmis, hem de korku ile dizleri baglanmis, hareket edemez hale gelmistir. Araba keskin bir viraja dogru yaklasir. Adam dua etmeye baslar. Tüm günahlari
için tövbe eder. Arabayi durdurmasi için Allaha yalvarir. Tam bu esnada, pencereden bir el uzanir ve direksiyonu kivirarak sert virajdan arabanin dogru yola dönmesini saglar. Her tehlikeli dönemece yaklastikca, Allah’a yalvaris ve yakarisi artar ve her seferinde de bir el disaridan uzanip, direksiyonu çevirir.

Sonunda kendisini biraz toparlar, ayaklarini kimildatir. "Ya Allah koru beni…" deyip, kapiyi açmasiyla birlikte, kendisini arabadan disari firlatir. Bir kaç takla attiktan sonra, sarampolde kendisine gelir. Defalarca üç Kulhu-bir Elham okuyarak, Bünyan’a yürüyerek ulasir ve bir kahvehaneye girer. Üstü basi islak ve soka girmis haldedir. Kendisini taniyanlar hemence sobanin basina alirlar. Eline bir çay verirler. Bir müddet sonra kendisine gelip, sesi titreyerek, basina gelen doga üstü ve korkunç olayi anlatir. Olayi dinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan kisinin akli basinda ve toplumsal sorumluluk tasiyan bir pozisyonda oldugunu bildiklerinden, herkeste derin bir sessizlik olusur. Yaklasik yarim saat sonra, ayni kahvehaneye Koyunabdal Köyü’nden iki kisi girer. Bir masaya oturur ve iki bardak çay söylerler. Bu arada, gelenlerden birisi, digerine  sunlari söyler :

-Ahmet baksana, su sobanin basin da oturan gerizekali, bizim araba yolda kalinca, biz arabayi iterken, arabaya binip-inen öküz degil mi? :))

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s